(Duygulanım‘dan)
alnındaki süsleri çıkarıp soyunuyor körpe kadın ilk çıplak kalışı değildi, ilk hâli de değildi bu karışık coşkulara boyun eğen acıları, sancıya fırlayan kor devamı dans eden yanık tenini tanıyorum daha duygulu sadeliğin güzelliğiydi hareli pırıl pırıl düşler aleminden kurtulan, düş kurduran ıssızlığı ışık yarıkları oluşturan ormanın yalım yalım dallarından havalanan Baphomet göğüslerine konan kuş meme ucu pembeliğiyle öpüşüyor gürleşiyor, sürgünler gibi aşıyor sınırlarını aynı uçlar boğuk sesi iniyor sularla, sivri kayalardan dökülen yorgun soğuk kışkırtan koyağında misafir ediyor hermafroditi iç çekişler kösnül bakışlar kızmış ilgiler şişen organları yayılan arzu yoğunlaşan kasıklarda kaynağa koşan vuruşları çamurda mırıldanma ayaklarına damlayan çiy soluk soluğa, tadın da direnci kırılıyor soğuyordu üreme salgısı göl oluşturuyordu buzlu becerikli elleri yaban otları neminde kayboldurtacak ürkekliği boşalan kolları kolayca sallanan dağılan özü savruk taze rüzgâr gözleri bağlı gecede doğuyor yeniden kaynayan tuz damlıyor kirpiğinden devire devire geçitler kuran haykırış, göç sisli karanlık mavi inilti tazelenen Lethe ırmağı canlandırıcı birleşme başkayı olduran dirilik paragraf açtıran zincifre kırmızısı kış dillere destan nudist doğa dilefgâr lotus çiçeği içindeki ölümü temizliyor